6 Mart 2014 Perşembe

GECEMİ SIZLATAN YOKLUĞUN



cemil aydın


pencereleri açıp çaresiz bir mevsimi göğüslüyorum
istese de gidemeyen
taşralı bir mevsim doluyor evime
kapıları vuruyor ılık bir lodos
yalnızlığımın sessiz kapıları çarpıyor duvarlara
duvarlar, duvarlar, duvarlar

yatağımda bir dünya düşlüyorum ben
duvarlara çarpmadan uyuyabileceğim bir yatağı
duvarların arkasında şiirler saklayabileceğim
kimseye göstermeden
benimkisi tozlu bir şiir kitabı yalnızlığı
sen aldırma bana, senin daha güzel hayallerin vardır
geceleri aydınlığa çeviren bir ışığın
senin gözlerin var hiç olmazsa
baktıkça günü akşama çevirdiğini zannettiğim
utancın var senin sevdiğimi söylediğimde
gamzeni dolduran utancın
sen utandığında tan vaktini görürdüm yüzünde
sen yokken bu yüze dalıp gidiyorum ben
aklımda mahzun gülümseyen bir yüz
geceyi sabaha kavuşturmuşum
gözlerim morarmış, kirpiklerim ağır
utanıyorsun, kızarıyor ortalık

geceyi soluyorum
düşlerimde başka bir zamanı taşıyorum
başka bir dünyanın var olabileceğine
inanıyorum hala senin çıkıp geleceğine inandığım gibi
hadi gel artık sevgilim
uzat göğümden yıldız ellerini, götür beni
bu dünya kayıp gidiyor altımdan al götür beni
çok yalnızım, çok yalnızım, çok yalnızım

susuyorum, yaşadığımı bilmiyorum sen gittiğinden beri
beni sırlar, beni korkular, beni ihanet kuşatıyor
bırakmıyorlar peşimi
herkes kadar yaşıyorum



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder